|
:: Sinema ::
The Pianist ( Piyanist )
Savaş ve
soykırım Hollywood sinema endüstrisinin vazgeçemediği
konuların başında gelir. Hele de yönetmen bir tarafında
tarih sahnesinde hor görülmüş bir milletin kanını taşıyorsa
artık onun için bu tarz bir film çekmek farzdır. İşte
aynen bu hislerle gitmiştim Piyanist’e. Ancak gördüm ki,
daha önce çekilmiş soykırım filmlerine nazaran çok daha
çarpıcı sahnelere yer verilmiş. Muazzam büyüklükte bir
kadro çalışmış ve sonunda bu başyapıt ortaya çıkmış.
Piyanist, II. Dünya Savaşında, Naziler’in en çok kan
döktüğü ülkelerden biri olan Polonya’da geçiyor, gelir
düzeyi yüksek bir aile ve radyo istasyonunda çalışan
piyanist oğulları ve bu insanların odağında bize aktarılan
ölüme giden yolda insanlık dışı muameleler. Savaşın,
bir insanın hayatını nasıl değersiz kılabildiğini,
hayatı boyunca kazandığı maddi ve manevi değerleri nasıl
kısa bir sürede yok ettiğini etkileyici bir biçimde
gözler önüne seriyor. Film, en iyi erkek oyuncu (Adrien
Brody), en iyi yönetmen (Roman Polanski) ve en iyi uyarlama
senaryo dallarında Akademi (Oscar) Ödülü’nü alarak başarısını
tescilledi. Ayrıca Cannes’da Altın Palmiye ve 7 de Cesar
Ödülü’nün sahibi. Daha önce de soykırım filmleri
birçok dalda ödüle layık görülmekle beraber bu filmde
savaş içindeki günlük yaşamın çirkinliği çok daha
sarsıcı, özellikle baba Szpilman’ın SS subayı tarafından
kaldırımdan indirildiği ve atlarla aynı kefeye konarak
yolda yürümeye zorlandığı ve Szpilman’ın (piyanist)
sevdiği kadının kocasından yardım alması beni derinden
etkiledi. Tek kelimeyle muhteşem, iyi seyirler...
H.Hüsnü
Babalık
Sinema Sayfası'ne dön !!
|